Zengin oyuncu kadrosu ve dev bütçesiyle yayın hayatına başlayan Kördüğüm dizisi hayran kitlesini her geçen gün arttırıyor. Oyuncuları kadar çekim mekanları ile de dikkat çeken bir dizi Kördüğüm.
Endemol Türkiye imzalı, yönetmenliğini Ömer Faruk Sorak’ın üstlendiği dizinin oyuncu kadrosunda İbrahim Çelikkol, Belçim Bilgin, Alican Yücesoy, Ege Aydan, Rojda Demirer, Naz Elmas ve İrem Şentürk gibi isimler yer alıyor.
Anne Naz Elmas dizide konuk oyuncudur. Onu sadece ilk bölümde, oğlunu elinden tutmuş babasına götürürken görürüz. Baba İbrahim Çelikkol, oğlunun varlığından habersizdir. Anne Naz Elmas hastadır ve ölmeden önce oğlunu babasına emanet etmek ister.
Öyle bir veda ile oğlunu babasına bırakır ki dizinin belki de en akılda kalıcı sahnesidir bu. Annenin intiharı… Herkesi şoke eden bu dakikalar küçük Kaan’ın da babasına doğru yol aldığı anlardır.
Dizi, zengin ve güçlü işadamı babanın Kaan’ı kabullenmesiyle sürer ve yeni ilişkilerle birlikte heyecanın dozu artmaya başlar. Dizilerin olmazsa olmazı ‘aşk- intikam-entrika üçgeni’ Kördüğüm’de de kendini göstermeye başlayacak ve kıskanç aşıkların ayak oyunları dizi karakterlerinin hayatlarına düğüm üstüne düğümler atacaktır.
Kördüğüm’ün çekimleri İtalya’da başladı
İtalya’nın Como ve Milano şehirlerinde gerçekleşen dizinin ilk bölüm çekimlerinde İbrahim Çelikkol’un Ferrari kullandığı sahneler için pek çok bölge trafiğe kapatıldı. Como Gölü’nün çevresinde trafiğe kapatılan özel alanlarda yapılan, hız ve adrenalin dolu spor otomobil çekimleri yerden kontrollü Flycam’ler (Helikopter Kameralar) ile yapıldı.
İbrahim Çelikkol’un güçlü ve gözü kara işadamı Ali Nejat’ı, Belçim Bilgin’in idealist çocuk doktoru Naz’ı canlandırdığı, ‘Kördüğüm’ün İtalya çekimlerinde 200’den fazla İtalyan figüran rol aldı. Sadece İtalya çekimleri için 1.2 milyon lira harcandı. ‘Kördüğüm’ün sadece ilk bölümüne toplam 2.5 milyon lira bütçe ayrıldı.
Aşk “geliyorum” dedi bu kez
Annesini kaybeden küçük Kaan’ın babasına alışmaya çalıştığı günlerde en büyük yardımcısı doktor ablası Naz (Belçim Bilgin) olur. Her durumda Kaan’ın yardımına koşan Naz, baba Ali Nejat Bey’in de ilgisini çekmeye başlar.
Kocası ile arası bozulan ve eşinin kendisini aldattığını öğrenen Naz, zamanının çoğunu Kaan ve Ali Nejat’la geçirir. Ve aşk geliyorum der…
Kördüğüm dizisi nerede çekiliyor?
Orman içinde küçük bir şato
Kördüğüm dizisi için Türkiye’de de özel mekanlar tercih edildi. Mimar Murat Atabarut‘un 18 yıl önce kendi çizip inşa ettiği ve görenlerin anlata anlata bitiremediği İstanbul Beykoz Mahmut Şevket Paşa Köyü’ndeki, orman içinde kalan ev, dizide ailenin yaşadığı ana mekan olarak tercih edildi. Evin sahibi Atabarut çiftinin çok yoğun geçen çekimlerden dolayı, bazı geceler otelde konakladığı, evlerini ise yapım şirketine yıllık 35 bin dolara kiraladıkları konuşuluyor.
Kördüğüm dizisinin evi İngiliz şatolarını andırıyor
İngiliz şatolarını andıran ev aslında biraz ürkütücü de… Karanlık kış günlerinde ve ışık almadığı zamanlarda terk edilmiş hissi veriyor. Ancak İstanbul’un keşmekeşinden uzak bu görkemli taş ev; tavus kuşları, güvercinler, köpekler ve bir de göletin bulunduğu devasa bir bahçenin içine saklanmış. Bambaşka bir dünyaya adım attığınızı daha bahçede anlıyorsunuz.
Aynı etki eve girdiğinizde de sizi bırakmıyor. Klasik tarz dekorasyonun hakim olduğu evde, girişte sizi ahşap kaplamalar karşılıyor. Ortadaki büyük aslan ayaklı sehpanın altın varak kaplamaları tavandaki avize ve duvardaki büyük ayna ile uyum içinde. Giriş kapısının iki tarafına yerleştirilen dev mumluklar, diğer oda kapısındaki mermer büst ile kombinlenmiş. Mekandaki tüm objelere yansıyan hakim renkler kırık beyaz, bej ve kahve.
Merdivenleri çevreleyen ahşap panel kaplama aynı zamanda diğer bölüme geçiş için bir kapı işlevi üstlenmiş. İkinci kat koridoru da ahşap trabzanlarla dekorasyona uyum sağlamış. Duvarlardaki farklı ebatlardaki tablolar, irili ufaklı şamdanlar ve dresuarlar girişe hareket kazandırıyor.
Kördüğüm dizisi yemek salonu dekorasyonu
Yemek salonunda başköşeyi şömine kapmış. Şöminenin üzerindeki altın varak kaplamalı dev ayna, iki antika abajur ve antika saat salonun avizesine eşdeğer şıklıkta. Duvarlarda, doğaya öykünen yeşil yapraklı iri desenli duvar kağıdı kullanılmış.
Yemekte bir araya gelen Ali Nejat, otoriter baba Tarık Bey, oğlunu kaybettikten sonra psikolojik sorunlar yaşayan abla Feyza ve onun psikoloğu Neslihan pek keyifsiz. Ali Nejat ile babası arasındaki gerilim herkese yansımış görünüyor.
Salonun aydınlatması yine tavandaki iri avize ve ona eşlik eden çeşitli antika abajurlar ve mumlarla sağlanmış. Ahşabın derin etkisi yemek salonunun kapısında ve yemek masasında da kendini gösteriyor.
Kördüğüm dizisi kalsik salon dekorasyonu
Klasik tarzın hakim olduğu evin salonu antika mobilya ve ek aksesuarlarla döşeli. Aile yadigarı antika eşyalarla dekorasyon zenginleştirilmiş.
Bu yavru şatoda üç de şömine var. Salondaki şömine 19’uncu Yüzyıl Belçika yapımı, meşe kenarlı bir antika. Mekanın meşe ağırlıklı dekorasyonuna uygun olarak tasarlanmış. Neoklasik detaylarla bezeli şöminenin iki yanında ahşap sütunlar var. Üzerindeki 19’uncu Yüzyıl Bakara şamdanlar ise tasarımı tamamlıyor.
Evdeki diğer şömineler bahçe konseptiyle dekore edilen yemek odasında ve üst kattaki kütüphanede yer alıyor.
Bohem vazolar, Rönesans aynalar, antika dekorasyon
Osmanlı tırnaklar, Rönesans aynalar, antika mermer sehpalar, bohem vazolar, el yapımı halılarla dolu evin tasarımı da dekoru da muhteşem. Aile bireyleri de zaman zaman bu dekorun keyfini çay ve kahve eşliğinde çıkarıyor. Bazen de önemli bir gelişme üzerine toplanan aile evin dekorunun önünde adeta poz veriyor.
Küçük Kaan bu devasa evde yaşamaya, halası ve dedesi ile anlaşmaya çalışırken baba Ali Nejat gelişmelerden memnun…
Kördüğüm dizisi mutfak dekorasyonu
Kördüğüm dizisindeki şato yavrusu evin mutfak dekorasyonunda İngiliz tarzı esintiler hakim. Ada mutfak olarak tasarlanmış mekanda evin çalışanlarını hararetli bir konuşma içinde görüyoruz. Mutfağa yine ahşap hakim. Yerler mozaik karo, duvarlar desenli duvar kağıdı ile kaplı.
Ali Nejat’ın camdan ev dekorasyonu
Kördüğüm dizisinde Ali Nejat’ın camdan evi büyük ilgi çekiyor. Ormanın içindeki ev çelik konstrüksiyon ve cam kullanılarak inşa edilmiş. İki katlı evin içi de dışı da şeffaf.
Tüm duvarları camdan oluşan ev içeriyi dışarıya, dışarıyı içeriye taşıyan özgün bir yapı. Bir yandan herkesin gözü önündeyken diğer yandan ulaşılmaz ve dokunulmaz hissettiren mekân, seyirciye Ali Nejat’ı etkileyici bir dille tanıtma imkanı veriyor.
Giriş katında oturma bölümü ve mutfak, üst katta da yatak odası ve kütüphaneden oluşan ev sade döşenmiş.
Aydınlatma, avize ve şık abajurlar kullanılarak sağlanmış. Budha büstü, boynuzlu hayvan başları ve diğer dekoratif objeler maskülen dekorasyon tarzına uyum sağlıyor.
Evin koltukları da sade ve rahat. Baba oğlu birlikte uykuya daldıracak kadar rahat…
Ali Nejat’ın evinin mutfak dekorasyonu
Mutfakta ankastre tercih edilmiş. Yine sade ve şık bir erkek evi mutfağı… Ahşap masa sabah ve akşam yemeklerinde baba ve oğlu bir araya getiriyor. Deri sandalyeler de evin çelik konstrüksiyonuyla uyumlu tonlarda maskülen tercih edilmiş.
Mutfak mobilyasıyla uyumlu, salonu ikiye bölen, üzeri bordo lake masa ise hem mutfak tezgahı hem de atıştırmalık pratik masa işlevi görüyor.
Ali Nejat’ın modern cam ofis dekorasyonu
Ali Nejat’ın evi gibi ofisi de camdan. Binanın tüm cephesi camla kaplı. Ali Nejat’ın ofisine giden merdivenlerde en dikkat çeken obje ağaç. Ağacın dokusunu bozmamak için ofis ağaca göre şekillenmiş. Girişten yukarı dönen merdivenler de, merdivenlerin korkulukları da camdan. Kavisli korkuluklar metalle sabitlenmiş.
Yukarı çıktıkça, bir asma kat gibi yükselen birinci kat, ağacın dallarını ve gövdesini saracak şekilde tasarlanmış. Birinci kat da cam korkuluklarla çevrelenmiş.
Ve Ali Nejat’ın ofisi… Televizyon ünitesi, ikili rahat bir koltuk ve tabii ki cam masa ofisin vazgeçilmezleri. Ofisin içinden de yine bir ağaç gövdesi yükseliyor sanki oraya aitmişçesine…
Modern ofis sade ve şık. Arka taraftaki toplantı odası da yine ofisin modern çizgilerinin devamı niteliğinde.
Doktor Naz’ın ev dekorasyonu
Doktor Naz eşi Umut ile şirin ve küçük bir evde yaşar. Evin salonu bir üçlü koltuk, orta sehpa ve hem yemek hem hobi masası olarak kullanılan bir masa ile dekore edilmiş. Duvardaki mutlu anları resmeden küçük çerçeveler, orta sehpa üzerindeki objeler ve kırlentler salona hareket katmış.
Naz’ın çalışma masası olarak da kullandığı ahşap masa ve sandalye camın önüne konumlanmış. Salon masa üstü objeleri, duvardaki raf ve süserle sevimli bir mekana dönüşmüş.
Naz’ın mutfak dekorasyonunda da açık kahve, bej ve kırık beyaz renkler kullanılmış. Tezgah üstü küçük karo mozaiklerle kaplı. Dolaplar kullanışlı ve rahat malzemeden yapılmış. Aydınlatma ise tezgah arkasına gizlenmiş.
Baba Tarık Bey’in klasik ofis dekorasyonları
Baba Tarık Bey’in ofisi ise tam bir klasik. Cam binanın girişinde yer alan, ahşap oymalar ve süslerle bezeli bölüm bir saraya ait gibi duruyor. Binanın içi de dışı gibi klasik dekore edilmiş; vitray camlar, çini duvar panoları, ahşap ofis mobilyaları ve toplantı masası… Salonun ortasında ise mermer bir fıskiye yer alıyor.
Baba Tarık Bey’in evdeki ofisi de keza ahşap ve klasik dekorasyon tarzıyla döşenmiş. Ceviz masa, antika abajurlar ve berjerler, desenli duvar kağıdı ve perdelerin koyu tonu odanın havasını iyiden iyiye ağırlaştırmış. Bir anlamda Tarık Bey’in kişiliğini ansıtmış.


















































